Bunu yazıyorum, çünkü bir hasta daha geldi
Bugün bir hasta geldi. 58 yaşında, Ankara'da büyük bir merkezden 8 ay önce premium işitme cihazı almış. Phonak Audéo Lumity 90 — tane başına 78.000 TL, çift 156.000 TL ödemiş. Vergiyle birlikte 165.000 falan tutmuş.
Şikayeti şu: "Cihaz çok pahalı bir cihaz, en üst model dediler ama hâlâ TV'yi anlayamıyorum, telefonda çocuğumla zor duyuyorum, restoranda imkânsız." 8 aydır böyle yaşıyor.
Ben ilk işi şunu yaptım: REM ölçtüm. Probe tüpü kulak kanalına yerleştirdim, ölçtüm. Sonuç: 2 kHz hedefin 9 dB altında. 4 kHz hedefin 12 dB altında. Yani cihaz, hastanın yüksek frekanslarda neredeyse hiçbir şey vermemiş. NAL-NL3 reçetesinde böyle bir kayıpla 4 kHz'de gain 28-30 dB olması gerekirken cihaz 16-18 dB veriyor.
Hastaya sordum: "Cihazı taktıran merkezde REM yapmışlar mıydı?" Cevap: "REM ne demek?" İşte. Cevap bu.
Türkiye'de gerçek tablo: %15-20
Söyleyeceğim rakam tahmini, biliyorum. Türkiye'de REM uygulamasını ölçen resmi bir çalışma yok. Ama sektörde 8 yıldır içindeyim, 14 kongre gördüm, üreticilerle konuşuyorum, meslektaşlarımla muhabbet ediyorum. Tahminim: işitme cihazı merkezlerinin %15-20'si REM yapıyor. Geri kalanı yapmıyor.
ABD'de bile bu rakam %30-40 civarında. AAA (American Academy of Audiology) yıllardır kampanya yürütüyor "Verify it!" diye. Hâlâ %50 olmuş değil. Türkiye'de durum daha kötü.
Sebepleri var. REM cihazı pahalı — Audioscan Verifit 2 yaklaşık 1.5 milyon TL. Otosense LX, Aurical Visible Speech daha uygun ama yine de 600-800 bin TL aralığı. Küçük merkezler bu yatırımı yapmaktan çekiniyor. Kabin şartı var — sessiz oda olmazsa REM güvenilir değil. Eğitim şart — REM'i doğru uygulamayı bilen odyolog gerekli, 2-3 günlük üretici eğitimi yetmez, klinik tecrübe lazım.
Yani sonuçta şu oluyor: çoğu merkez "first fit" diyor. Üreticinin yazılımına hastanın odyogramını giriyor, yazılım otomatik bir reçete oluşturuyor (NAL-NL3 ya da üreticinin proprietary algoritması), cihaz takılıyor, "nasıl?" diye soruluyor, "iyi" cevabı geliyorsa bitti sayılıyor.
Bu nasıl bir hata — somut örnekle
Şunu anlamak lazım. Yazılımdaki "first fit" demek, üretici yazılımının, hastanın odyogramına bakıp varsayılan bir program çıkarması demek. Bu program sanal kulak modeli üzerinden hesaplanır — KEMAR diye bir manken kafanın akustiği baz alınır.
Sorun şu: gerçek hastanın kulak kanalı KEMAR'a benzemiyor. Kulak kanalı uzunluğu, çapı, kıvrımı, dolgunluğu, hatta kulak akıntısı kişiden kişiye değişiyor. Aynı yazılım reçetesi, aynı cihaz, iki farklı kişide 5-10 dB farklı çıkıyor.
Bizim hastayı düşünün — 8 ay önce premium cihaz almış, 4 kHz'de hedef 28-30 dB iken cihaz 16-18 dB veriyor. Yani 12 dB eksik gain. 12 dB nedir? Konuşmanın anlaşılırlığını çok ciddi düşüren bir miktar. Speech Intelligibility Index'te (SII) 12 dB underamplifying %20-30 anlama kaybı demek.
Hasta 8 ay boyunca "TV'yi anlamıyorum, restoranda yoruluyorum" şikayetiyle yaşıyor. Cihaz pahalı, premium model, ama eksik çalışıyor. Sorumlu kim? Cihaz değil. Üretici değil. Hatta hastanın odyogramı da değil. Sorumlu — cihazı uygulayıp REM ile doğrulamayan merkez.
Peki neden bazı merkezler REM yapmıyor
Açık konuşayım. Üç sebep var.
Birincisi — bilmemek. Bazı merkez sahipleri odyolog değil, satıcı. "Hocam ben aksesuar dükkanımdan işitme cihazına geçtim" diyen meslektaşlarım var (gerçek hikaye, geçen yıl bir kongrede tanıştım). Bu insanlar REM'in ne olduğunu bilmiyor. Bilseler de "bu kadar uğraş gerek mi?" diyor. Cihaz takıyor, hasta "iyi" diyorsa iş tamam.
İkincisi — para. REM yapmak zaman alıyor. Bir hasta için 30-45 dakika REM süreci var. Probe yerleştirme, kalibrasyon, ölçüm, ayar, tekrar ölçüm. Bu süreyi başka bir hastaya satışa ayırırsan günlük ciron artar. Acımasız bir matematik.
Üçüncüsü — gerçeği görmek istememek. REM yapsam, cihazın hedefin altında çalıştığını görsem, ne yapacağım? Hastaya "cihazınız eksik çalışıyor, ayar yapacağım" diyeceğim. Ya hasta "neden ilk taktığında söylemedin?" diyebilir. Ya gain ekleyince hasta yüksek geliyor diye şikayet edebilir, fine-tuning şart. Yani daha çok iş, daha çok sorumluluk. Bazı merkezler bu sorumluluktan kaçıyor.
Ben neden REM yapıyorum — basit aslında
Cevap çok basit: çünkü bana öyle öğretildi.
Hacettepe'de 2018'de hocam Prof. Dr. (saygıdan ismi yazmıyorum, izin alsam yazarım) bana şunu söylemişti: "Bir cihazı sat, REM yapmadan bırak. Üç ay sonra hasta ya seninkini takmıyor ya da takıp eksik duyuyor olacak. Senin görevin satmak değil, duymasını sağlamak."
Bu cümle 8 yıldır kafamda. O yüzden Verifit 2 cihazını aldım — finansal olarak zorladı, ama aldım. O yüzden her hasta için 30-45 dakika REM yapıyorum, randevuyu uzun ayarlıyorum. O yüzden bazı günler 6 hasta yerine 4 hasta görüyorum.
Ve bunun sonucu? Geçen ay Selma Hanım'ın damadı geldi, aynı cihazı taktırmak için. Ondan önceki ay onun komşusu geldi. Bunlar referansla geliyor. Çünkü Selma Hanım "ben Cankaya'da çok iyi bir yer biliyorum" diye söylüyor. Bu benim reklam bütçem. Selma Hanım'a verdiğim 45 dakika fazladan REM süresi.
Hasta tarafında ne yapmalısınız
Eğer işitme cihazı arıyorsanız ya da varsa — sorun. "REM (Real-Ear Measurement) yapıyor musunuz?" Tek cümle. Cevap "Evet, Verifit/Aurical/Otometrics ile" tarzında somut olmalı. "Evet, biz doğru takıyoruz zaten" gibi muğlak cevap, REM yapmıyor demektir.
Eğer cihazınız varsa ve REM yapılmadıysa — geç değil. Bizim merkez gibi REM yapan bir merkeze gidin, cihazınızı ölçtürün. Ücretsiz mi? Bizde evet. Diğer merkezleri bilmem.
Şu anda bu yazıyı okuyan ve "benim cihaz yıllardır var, REM yapılmadı, eksik mi çalışıyor merak ettim" diyen biri varsa — telefonum 0555 189 00 06. Gelin, ölçelim. Eksik bulursak, üreticisi neyse, ona göre programlama yaparız. Sizin cihazınızı bizim almanız zorunda değil — ölçüm ücretsiz.
Bu yazıyı yazmaya korktum aslında. Sektörden eleştiri gelir. Geldi de — bir önceki yazıma "meslek itibarına zarar veriyor" diyen meslektaş oldu. Ama hasta kayboluyor sonuçta. 156.000 TL ödemiş, 8 ay eksik duymuş. Bu meslek itibarına benim yazdığım yazıdan daha çok zarar verir.
Saygılarımla. Mehmet Ali Onbaşıoğlu, odyolog. 2018 mezunuyum, Hacettepe pratik. JCI Diploma 2018-075. Tunus Caddesi, Kavaklıdere.