8:42 — kapı açılır açılmaz
Sabah 8:42. Tunus Caddesi henüz uyanmamış. Bizimki uyanık. REM cihazı, yani Audioscan Verifit 2, hâlâ dünden açık duruyor — kapatmıyorum, sebep var.
Şu sebepten: cihazı her açıp kapadığımda kalibrasyon yeniden lazım. Soğuk başlangıçta probe mikrofon hassasiyeti 5-10 saniye sapma yapıyor. Ben Pazartesi sabahı işe başlamadan önce 15-20 dakika cihazın "ısınmasını" istiyorum. Hocamdan kaldı bu alışkanlık. Hacettepe'de 2018'de bana öğretmişlerdi — "ölçüm aleti soğuksa, ölçüm da soğuk" demişti.
Çay demlerken bilgisayarı açıyorum. NOAH veritabanı, hasta kayıtları, üreticilerin programlama yazılımları — Phonak Target, Oticon Genie, Signia Connexx, Widex Compass, ReSound Smart Fit, Unitron TrueFit. Altısı da güncel sürümde mi diye kontrol. Geçen ay Phonak Target 9.2 güncellemesi geldi, atlamışım. Şimdi indiriliyor.
İlk hasta gelmeden önce yaptığım 7 küçük şey
Şunu söyleyeyim: hasta odasına ben hazır olmadan girmem. Hiç. 8 yıldır böyle. Sebebi basit — hazır olmamak hatalara açar kapı.
O yüzden her sabah, ilk hasta 9:30'da gelmeden önce şunları yaparım. 1- Odyometri kabini sıcaklık kontrolü (22°C ideal, kulaklık akustiği bundan etkilenir). 2- Probe tüpler — temiz mi, eğilmiş mi? Yenisini alırım gerekirse. 3- Dezenfektan mendil stoğu. Kulak içi cihaz dener her hasta — temizlik şart. 4- Kahve makinesi (hasta için, gerçi ben de severim). 5- WhatsApp'tan dünden gelen mesajlara bakarım — bazen "akşam aradım açmadın" şikayeti olur, telafi etmek isterim.
Sonraki ikisi daha klinik. 6- O gün gelecek hastaların dosyalarına 5 dakika göz atarım. Mehmet amca'nın geçen ay sol kulak eşiği 65 dB FT idi, bugün kontrol — değişmiş mi? 7- Eğer yeni hasta varsa, doktordan gelen rapor varsa onu okurum.
Bunların hepsi 20-25 dakika. Saatim 9:05. Dışarıda Tunus Caddesi sabah trafiği başladı.
Saat 9:18 — Selma Hanım erken geldi
Kapı çaldı. Selma Hanım, 67 yaşında emekli öğretmen. Bahçelievler'den taksi tutmuş. "Trafiği kaçtım da yetiştim" dedi. Ben de güldüm.
Selma Hanım 3 ay önce Phonak Audéo Lumity 50 aldı. Bugün rutin kontrol günü. Ben hâlâ çayı bitirmedim ama önemli değil. İlk işim onu odyometri kabinine değil, danışma odasına almak — biraz konuşmak istiyorum.
"Geçen hafta torununuzla telefonda konuşurken nasıldı?" diye soruyorum. Bunu soruyorum çünkü Selma Hanım'ın torunu Boston'da. Skype'la konuşuyorlar. Ben üç ay önce cihazı uyguladığımda Skype kalitesi onun en büyük şikayetiydi. "Sesi cızırtılı geliyordu" demişti.
Bugün cevabı: "Allah razı olsun, çok rahatım artık." Ama yüzünde bir şey var. "Ama..." diye başladı. Ama. Bu kelime klinikte kritik. Hasta "ama" diyorsa, mutlaka bir şey var.
O bir "ama" — kliniğin asıl konusu
Selma Hanım'ın "ama"sı şuydu: oğlunun arabasında telefon görüşmelerini duyamıyor. Cihaz Bluetooth'la bağlı, oğlu telefon konuşması açıyor, ses Selma Hanım'ın cihazına direkt geliyor — ama kalitesiz.
İşte buradan sonra REM cihazı devreye girer. Selma Hanım'ı kabine alıyorum. Cihazları çıkarmadan, in-situ ölçüm yapıyorum. Yani cihaz kulağında çalışırken, probe mikrofonu kulak kanalına yerleştirip Bluetooth audio simulation çalıyorum.
Sonuç ilginç: cihaz "telefon" programında 2-4 kHz bandında 6 dB underamplifying yapıyor. Yani Phonak'ın varsayılan telefon programı, Selma Hanım'ın odyogramına göre yetersiz. Burada özelleştirme şart. Programlama yazılımına geçiyorum, 2-4 kHz arası +5 dB ekliyorum, REM yeniden ölçüyor — bu sefer NAL-NL3 hedefiyle ±3 dB içinde.
"Şimdi konuşalım" diyorum. Cep telefonumu açıyorum, oğlumu arıyorum, hoparlörü kapalı tutuyorum, telefon Selma Hanım'ın cihazına bağlı. Oğluma "anneanne sana selam söylüyor" türü bir şey söylüyorum. Selma Hanım gülümsüyor. "Allah razı olsun, ses bambaşka geldi şimdi" diyor.
İşte. Bir "ama" çözüldü. Klinik bunlar. Yazılımdaki varsayılan ayarlar her hastaya uymaz. REM olmadan bu sorunu yakalayamazdım — Selma Hanım da "telefonda olmuyor zaten" diye yaşamaya devam ederdi.
Saat 10:30 — bir gün böyle başlıyor
Selma Hanım gitti, eline bir poşet kestane verdi bana — Kavaklıdere'nin köşesindeki simitçide kestane satıyorlar, beğenmişti. Ben de bayılırım.
Şimdi sıradaki hasta. Mehmet amca, 72, Çankaya'dan. Bu sefer farklı konu — tinnitus şikayeti. Ona ayrı bir not yazarım.
Bu yazı uzun olabilir. Ama bunu okuyan biri var ise — eğer siz de işitme cihazı kullanıyorsanız ve "ama" dediğiniz bir şey varsa, lütfen söyleyin. "İdare ediyorum" diye yaşamayın. REM'iniz var mı? Yapıldı mı? Kontrol günü randevunuz alındı mı? Bunları sorun. Cihazınız maksimumda çalışmıyor olabilir, farkında olmadan eksik duyuyor olabilirsiniz.
Klinik telefonum: 0555 189 00 06. WhatsApp da çalışıyor. "Mehmet Ali bey, geçen ki yazınızda Selma Hanım'ı yazdınız ya — bende de aynı sorun var" diye yazabilirsiniz. Cevap veririm. Söz.
Saat 10:30. Çayım soğudu. Yeniden demlemek lazım.